The Ever So Long Wool String

Find out more
about the contributors

The Ever So Long Wool String

A Turkish Story by Mesude Orgut


Hiç Bitmeyen İplik

Bir zamanlar Türkiye’nin dağlık bir köyünde yaşlı bir kadın yaşarmış. Bu yaşlı kadının üç kızı varmış. Kızlarının adları Yersen, Yolsen ve Yönsen’miş. Bu aile çok fakirmiş ve geçimlerini her gün uzun kırmızı kilimler örerek sağlamaya çalışırlarmış.

Bir gün, bu üç kız kardeş heyecanlı hiçbir şeyin olmadığı bu sessiz sakin köyden kurtulmaya karar vermişler. Muhteşem ve kocaman dünyayı keşfetmeye, yeni hayatlara başlamaya ve maceralar yaşamaya kararlılarmış.

Üç kız kardeş annelerini yün eğirirken bulmuşlar ve ona veda etmek için sarılmışlar. Anneleri onlara sıkıca sarılmış ve demiş ki: ‘Kızlarım, gitmeniz gerekiyorsa gidin, ama gitmeden önce sizden son bir ricam var’.

Bu sözleri söylerken, anne üç tane upuzun iplik makarası çıkarmış ve her birini bir kızına uzatmış. ‘Bu iplikleri ayak bileklerinize bağlayacağım’ demiş anneleri, ‘ve hareket edip etmediklerini gözleyeceğim. Eğer hareket ediyorlarsa, bu demektir ki dünyayı keşfediyorsunuz, ne güzel! Ama eğer hareket etmeyi bırakırlarsa iplikleri çekeceğim, ta ki doğduğunuz yere dönünceye kadar.’

Üç kız kardeş de annelerinin bu isteğini kabul etmiş ve ipliği bağlasın diye birer birer ayak bileklerini annelerine uzatmışlar.

Büyük maceralarına atılmadan önce, her kız kardeş yanına yeni hayatında gerekeceğini düşündüğü bir şey almış. Yersen eğer yeni evine renk katması gerekirse diye yanına küçük bir kilim almış. Yolsen ise eğer uzun yollar aşması gerekirse diye kalın, sert botlar giymiş ayaklarına. Ve Yönsen eğer yolunu kaybederse diye babasının pusulasını almış.

Sonra üç kız kardeş doğuya doğru heyecanlı yolcuklarına başlamışlar: bulutsuz güneşli bir günde, el ele, omuz omuza.

Köyden biraz uzaklaştıklarında üç kız kardeş bir çeşmeyle karşılaşmışlar ve susuzluklarını dindirmek için ona doğru gitmeye başlamışlar. Tam su içeceklerken birdenbire, kızların ödünü patlatarak yaşlı bir kadın çıkıvermiş karşılarına.

Yaşlı kadın üç kız kardeşe gülümsemiş ve sormuş: ‘Gezilerinizde aradığınız nedir? Neye özlem duyuyorsunuz?’

Yersen ilk cevap veren olmuş: ‘Ben sıcak bir yuva arıyorum’ demiş tereddüt etmeden.

Sonra Yolsen cevap vermiş. Yaşlı kadına demiş ki: ‘Ben en uzun yolları yürüyebilecek gücü arıyorum.’

Yönsen cevap vermeden önce bir anlığına tereddüt etmiş, sonra yaşlı kadına demiş ki: ‘Ben neyi aradığımı aslında bilmiyorum, sadece yeni bir yere gitmek için buradan ayrılmak istediğimi biliyorum.’

Yaşlı kadın buna gülmüş ve üç kız kardeşe demiş ki: ‘Eğer bu dilediklerinizi bulmak istiyorsanız kendinizi özgür bırakmalısınız’. Ve bu sözlerle cebinden bir makas çıkarmış ve kız kardeşlerin ayaklarındaki iplikleri kesmiş.

Fakat evden kopmuş olmakla özgür hissedeceklerine, üç kız kardeş iplikleri elleriyle tutabildikleri kadar sıkıca tutmuşlar.

Bu gerçekten de çok garip bir hismiş ama kız kardeşler ne yapacaklarını bilemiyorlarmış.

Köyündeki küçük evinde, yaşlı anne ipliklerin hareket etmediğini çok geçmeden anlamış. Ama önceden dediği gibi kızlarını ipliklerden eve çekeceğine, kendisi iplikleri takip ederek kızlarının nerede durduğunu bulmaya karar vermiş. Makaraların çok küçülmemiş olmasından kızlarının çok uzağa gitmemiş olduklarını anlamış.

Not letting goBir süre sonra anne köyün yakınındaki çeşmeye ulaşmış. Çeşmeye yaklaşınca görmüş ki üç kızı ellerinde ipliklerini sıkı sıkı tutarak uyuyakalmışlar.

Anne yavaşça kızlarının elindeki iplikleri birer birer almış. Yerlerine de her birinde aynı şey yazan birer not bırakmış. Notta şöyle yazıyormuş: ‘Ne yaptığınız önemli değildir, gerçek olan başınıza ne geldiğidir’.

Üç kız kardeşin bu notla ilgili ne düşündüğünü hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Uyandıklarında ne yapmaya karar verdiklerini de asla bilemeyeceğiz.

Belki de sevgili okur, her kız kardeşin başına ne geldiğine karar vermek size kalmıştır.

SON

Hikâyeyi okuduktan sonra düşünülecek şeyler:

  1. Kendi ‘Muhteşem ve Kocaman Dünya’nızı anlatın.
  2. Bu kelimeler sizin için ne ifade ediyor?
    – Doğum yeri
    – Memleket
    – Yuva
  3. Ne tür bir maceraya atılmak isterdiniz?
  4. Üç kız kardeş notları okuduktan sonra köyü terk mi etiler yoksa yolcuklarına devam mı ettiler?
  5. Sizce üç kız kardeş evlerine geri mi döndüler? Neden?
  6. Siz olsaydınız ne yapardınız?
  7. Eğer yolculuklarına devam etselerdi sizce her kız kardeş ne yapardı? Kilim, botlar ve pusulayı da unutmayın.