KidsOut World Stories

Üç Küçük Domuzcuk Niz Smith and Avril Lethbridge    
Previous page
Next page

Üç Küçük Domuzcuk

A free resource from

Begin reading

This story is available in:

 

 

 

 

Üç Küçük Domuzcuk

 

 

 

 

 

 

  

 

 

Bir varmış, bir yokmuş. Anneleri ile birlikte yaşayan üç küçük domuzcuk varmış. Anne Domuz çok yorgunken: “Of, artık iş yapacak halim kalmadı, ne yazık ki evden ayrılıp yaşamayı öğrenmek için kendi hayatlarınızı kurmanız gerekiyor.” demiş üç küçük domuzcuğuna.

Sonra da üç küçük domuzcuk yola koyulmuş. Birinci domuzcuk elinde birkaç saman taşıyan bir adamla karşılaşmış.

“Affedersiniz,” demiş birinci domuzcuk kibarca. “Ev inşa etmem için bana biraz saman satabilir misiniz?”

Adam hemen kabul etmiş ve birinci domuzcuk evini inşa etmek için uygun bir yer bulmaya koyulmuş.

Diğer domuzcuklar da yoldayken birkaç sopa taşıyan bir adam görmüşler.

“Affedersiniz,” demiş ortanca domuzcuk kibarca. “Ev inşa etmem için bana biraz sopa satabilir misiniz?”
Adam hemen kabul etmiş ve domuzcuk kardeşiyle vedalaşmış. Üçüncü domuzcuğun aklında bambaşka bir plan varmış:

“Kendime çok daha büyük, daha iyi ve sağlam bir ev inşa edeceğim,” diye düşünmüş ve yolda giderken tuğlalarla dolu bir el arabası taşıyan bir adam görmüş.

Annesinin ona öğrettiği şekilde kibarca “Affedersiniz,” demiş adama, “Ev inşa etmem için bana biraz tuğla satabilir misiniz?”

“Olur,” demiş adam, “Tuğlaları nereye koymamı istersin?”

Üçüncü domuzcuk etrafına göz gezdirip ağacın altında güzel bir alan görüp, “Oraya lütfen,” diye işaret etmiş.

Üç domuzcuk da evlerini inşa etmeye başlamış ve gece olduğunda samandan ve sopalardan evlerini tamamlamışlar. Üçüncü domuzcuğun tuğlalı evinin birinci katı daha yeni bitmiş. İlk iki domuzcuk diğer domuzcuğun hala çalıştığını gördüklerinde üçüncü domuza gülmüşler.

 

 

 

Birkaç gün sonra, tuğladan ev de tamamlanmış. Berrak camlarıyla, ufak bacasıyla ve parlak kapı tokmağıyla birlikte çok güzel bir ev gibi gözüküyormuş bu ev.

Domuzcuklar evlerine yerleştikten sonraki yıldızların gökyüzünü aydınlattığı bir gecede yiyecek arayan bir kurt ortaya çıkmış. Ayın ışığını takip eden kurt, birinci domuzcuğun samandan evini görmüş. Kapıya yanaşıp ve bağırmış:

“Domuzcuk, domuzcuk, beni içeri al.”

“Olmaz, olamaz,” diye cevaplamış domuzcuk.

“O zaman üflerim püflerim ve evini uçururum,” demiş büyük kötü kurt.

 

 

Sonra da evi üfleyip püfleyip uçurmuş. Ama domuzcuk hızlıca koşarak kaçmış ve ikinci domuzcuğun evinde saklanmış.

Bir sonraki gece, kurt daha da acıkmış ve samandan yapılan evi görmüş. Kapıya koşup seslenmiş:
“Domuzcuk, domuzcuk, beni içeri al.”

Birinci domuzcuk titreye titreye merdivenlerin altında saklanırken, “Olmaz, olamaz,” demiş ikinci domuzcuk.

“O zaman üflerim püflerim ve evini uçururum,” demiş büyük, kötü kurt.

 

 

Eve doğru üflemiş ve ev havalara uçmuş. Küçük domuzcuklar paçayı kurtararak diğer domuzun evine gitmişler.

“Ne demiştim ben size? Düzgün bir ev inşa etmek önemlidir,” diyen üçüncü domuzcuk onları evine almış ve hepsi tüm gece dinlenmişler.

Ertesi gece kurt daha da acıkmış ve her zamankinden daha kocaman ve daha kötü hissediyordu.

Etrafında dolaşarak üçüncü küçük domuzcuğun evine gelmiş. Kapıya doğru sürünerek seslenmiş:

“Küçük domuz, küçük domuz, beni içeri al.”

“Olmaz, olamaz,” demiş üçüncü domuzcuk, diğer iki domuzcuk merdivenlerin altında saklanırken.

“O zaman üflerim püflerim ve evini uçururum,” demiş kurt.

 

 

 

Üflemiş, püflemiş ama hiçbir şey olmamış. Tekrardan daha güçlü bir şekilde üfleyip püflemiş ama yine bir şey olmamış. Tuğladan ev sağlam durmuş.

Kurt çok sinirliymiş ve her saniye daha da büyüyüp daha da kötü bir kurt oluyormuş.

“Bekleyin ve görün siz,” diye homurdanmış, “Hepinizi yiyeceğim.”

İçeri girmeye çalışmak için evin etrafında dolanmış. Küçük domuzlar, iri gözlerinin pencereden baktığını gördüklerinde titremişler. Sonra bir hışırtı sesi duymuşlar.

Wolf climbing down chimney

 

 

“Çabuk, acele edin,” demiş üçüncü domuzcuk, “Ağaca tırmanıyor ve galiba bacadan girecek.”

Üç küçük domuzcuk evdeki en büyük tavayı almışlar ve su doldurup ateşle kaynatmışlar. Bu sırada kurdun eve tırmanmasını ve çatının üstüne yürürken çıkardığı sesleri duymuşlar.

Küçük domuzcuklar nefeslerini tutmuşlar. Kurt bacadan inerken yaklaşmasını beklemişler, beklemişler. Tam bacadan inerken, tavada kaynayan suyun üstüne düşmüş.

“Amanın!” diye çığlık atmış kurt ve kuyruğunun yandığını düşünerek çatıdan tırmanmış.

 

 

Üç küçük domuzcuk, kurdu gördüklerinde kuyruğunu tutarak ağaçtan ağaca atladığını görmüşler. Onu son kez görmüşler.

Böylece, üç küçük domuzcuk güzel tuğlalı evde hep birlikte mutlu yaşamışlar.

 

Enjoyed this story?
Find out more here